banner78

Çocuklar gelişim dönemlerindeki sorunların çözümünde engellerle karşılaşırsa, olağan olarak nitelendirilen bu sorunların çözümü sonraki gelişim dönemlerine ve ileriki yaşlarına ertelenir. Bu durumlarda ortaya çıkan sorunlar uyum ve davranış sorunları olarak adlandırılır. Genel olarak uyum ve davranış sorunlarının nedenleri

-Dikkat çekmek

-Ebeveynlere karşı güç kazanma isteği

-İntikam alma isteği

-Yetersizlik

Tırnak Yeme, Parmak Emme, Tuvalet Problemleri, Çalma, Okul Fobisi, Yalan Söyleme, Küfür, Saldırganlık, Tikler, Kekemelik, İnatçılık, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 6-10 yaş arası çocuklarda en sık görülen sorunlardır.

Tırnak Yeme, Parmak Emme, Tuvalet Problemleri, Çalma, Okul Fobisi, Yalan Söyleme konularına geçen haftaki yazımda değinmiştim. Bu hafta Küfür, Saldırganlık ve Tikler konularından bahsedeceğim.

KÜFÜR

İnsanların genellikle kızgınlık, öfke veya engellenmelerle karşılaştıklarında kullandıkları kötü kelimelere küfür denir. Çocuğun büyüklerini model alması, Dikkat çekmek isteği, büyüdüğünü ispatlama, ağızdan kaçırıverme, akranları tarafından onaylanma gereksinimi, çocuklarda küfür davranışının görülmesine neden olabilir.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda küfür davranışı gördüğünde neler yapmalısınız?

-Çocuğunuza iyi model olun. Eğer siz küfür ederseniz çocuğunuzda eder.

-Çocuğunuz küfrettiğinde kesinlikle şiddet ve tehdit kullanmayın.

-Çocuğunuzun küfür etmesine tanık olduğunuzda aşırı tepki vermeyin. Bir süre duymazlıktan gelin.

-Çocuğunuza kızgınlığını daha olumlu nasıl ifade edebileceğini öğretin.

-Çocuğunuzun size karşı kızgınlığını ifade etmesine izin verin. Böylece gittikçe daha az küfür edecektir.

-Küfür içeren televizyon programlarından uzak tutun.

-Çocuğunuzu resim, müzik, şiir, spor gibi uğraşlara yönlendirin.

SALDIRGANLIK

Anne-babanın birbirleriyle tartışmaları, kavga etmeleri, annenin ya da babanın saldırganca tutumu ve çocuğun da bunu taklit ederek öğrenmesi saldırganlığın başlıca nedenleri arasındadır. Bunların yanı sıra çocukta var olan mevcut enerjinin boşaltılmasına izin vermeme ve engelleme, çocuğun çabalarını görmezlikten gelme ya da yok sayma, sıklıkla eleştirme, azarlama, anne-babanın çocuk ile yeterince ilgilenmemesi, anne-babanın çocuğa karşı tutarsız bir tutum sergilemesi, çocuğu ilgi duyduğu şeylerden mahrum etme ve engelleme (oyun oynamasına, koşmasına ya da hareket etmesine izin vermeme ), sık sık çocuğu şiddete maruz bırakma, anne-babanın da sinirlenince evdeki eşyaları fırlatması ve saldırganca tavır sergilemesi, evde sık sık kavga sahnelerinin yer aldığı filmler seyredilmesi ve bu filmleri övücü sözler söyleme, anne-babanın çocuklarının haklarını koruyan ve kendini ezdirmeyen bir çocuk olması amacıyla “sana vuruyorsa sende ona vuracaksın, kendini ezdirmeyeceksin” gibi sözler söylemesi saldırganlığa neden olarak gösterilebilir. Bunların dışında; beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi, zeka geriliği, epilepsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, tiroid bezinin fazla çalışması gibi fizyolojik sorunlar da saldırgan davranışların görülmesine neden olmaktadır.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda saldırganlık davranışıyla karşılaştığınız zaman neler yapmalısınız?

-Biyolojik ve zihinsel nedenlere bakılmak üzere bir doktora ve uzmana götürün.

- Anne-baba çocuğa saldırgan davranışlar konusunda model olmamalıdır. Anne-babanın saldırgan ya da saldırgan diye nitelendirilebilecek davranışlarını gözden geçirmesi ve bunları kontrol altına alması gerekir. Saldırganlık deyince sadece fiziksel değil, sözlü saldırganlığın da önlenmesi gerekir. Çocuğa hakaret etmenin, bağırıp çağırmanın da bir tür saldırganlık olduğu unutulmamalıdır.

-Ev şartları çocukların saldırganlık davranışını, destekleyici zeminler olmamalıdır.

-Saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir. Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapılınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada saldırganlığı araç olarak görmeye başlar.

-Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve çocuğun bu davranışının, istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.

-Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır. Anne-babanın ilgisi, sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan ve sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmaya çalışmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır (“ yine arkadaşının kolunu morartmışsın, bıktım artık eve şikayet gelmesinden!..” yerine “seninle ilgili şikayet duyduğum zaman kendimi çok kötü hissediyorum” gibi). Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, davranışın o an için sönmesini sağlayabilir ancak, çocukta düşmanca duyguların gelişmesine neden olur.

- Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.

-Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmelidir. Çocukla işbirliği yapılmalı, evde görev ve sorumluluk alması sağlanmalıdır. Örneğin; özellikle zarar verdiği şeylerin korunmasının sorumluluğu ona verilebilir.

-Çocuğa saldırgan davranışlarının dezavantajları gösterilmelidir. Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyecekleri anlatılmalı, üstelik elde ettiklerini de kaybedebilecekleri vurgulanmalıdır.

- Anne-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışlarını görüp, olumsuz davranışlarını görmezlikten gelmelidir. Çocuk saldırgan davranışlarda bulunmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir.

-Çocuk başka çocuklarla kıyaslanmamalı ve yarıştırılmamalıdır.

-Çocuğun dışarıda oynamasına izin verilmelidir. Bu, çocuğun geriliminin azalmasına ve enerjisini boşaltmasına imkanı sağlayacaktır.

-Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşıyorsa; çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilmelidir. Örneğin; “10'na kadar say ve ona vurma “ gibi.

-Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler, resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol, basketbol gibi sporlarda alternatifler arasındadır.

- Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir. Televizyondaki şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir. Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, anne-baba çocukla birlikte seyrederek şiddetin sonuçlarını tartışabilirler. Ayrıca bu şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, “ kurmaca “ olduğu çocuğa anlatılmalıdır.

-Saldırgan davranışlar gösteren çocuklarının grup etkinliklerine katılmasını sağlanmalıdır. Çünkü bu çocuklara grup içinde “liderlik” rolünün verilmesi, iyileştirici bir faktör oluşturmaktadır.

-Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.

-Saldırgan davranışların sonuçları, çocukların anlayabileceği bir dille anlatılmalı ve çocuğa kendini koruması ve haklarını savunması öğretilirken, başkalarına da zarar vermemesi gerektiği hatırlatılmalıdır.

TİKLER

Tik, bir kas grubunda yinelenen, istemsiz hareketlerle belirtilen bir bozukluktur. Gırtlak temizlemek için yapılan hareketler, Ağız ve dudak hareketleri, göz kırpmak, kaş oynatmak, burun çekmek, hızlı hızlı nefes almak, ses çıkarmak, boyun adalelerini kasmak, burun kanatlarını oynatmak, parmak çıtlatmak, kolları germek, omuz silkmek, baş oynatmak, baş sallamak, atlamak, sıçramak, karın adalelerini gerip bırakmak gibi şekilleri vardır. çocuğun yeterli ilgi ve sevgi görmemesi, çocuktan bulunduğu dönemin üzerinde davranışlar beklenmesi, çocuğun anne-baba tarafından sürekli horlanması ve aşağılanması, aile içi iletişimin bozuk olması, çocuğun başkasını taklit etmesi, çocuğun küçük yaşlardan itibaren yoğun korku, kaygı, tedirginlik yaşaması çocuk tik davranışının görülmesine neden olabilir.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda tik davranışı gözlemlediğiniz zaman neler yapmalısınız?

-Çocuğunuza karşı kesinlikle olumsuz ve sert tepkide bulunmayın.

-Çocuğunuzda tik görüldüğünde sürekli ikaz etmeyin.

-Çocuğunuzun tiki ile alay etmeyin ve eleştirmeyin.

-Çocuğunuzda tik görüldüğünde bir uzmana götürün.

-Çocuğunuzla iletişiminizi güçlendirin.

-Çocuğunuza yeterli ilgi ve sevgi gösterin.

Kekemelik, İnatçılık, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu konularından bir sonraki yazımda bahsedeceğim.

Saygılarımla…

Alper KAMA

Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39