Tam olarak neresinden başlamalıyım emin değilim evvela…Meşhur hikayede olduğu gibi neresini düzelterek yol alalım bilmiyorum. Dünya her geçen zaman diliminde daha da daha bir zeminsizlik girdabına sokuyor kendini. Dünyadan kastım elbette bilmem kaç milyon veya bin km kare yer değil. Aldığı emaneti müthiş bir şekilde rezil etmiş bizler ve en az bizler kadar rezil eden “gavurlar”.

Aylan bebekleri unuttuğumuz bir dönemde ümran çocuk soktu kanlı yüzünü gözümüze! Tam oh mis unuttuk derken “zart” diye yeniden arakan katliamları düşmeye başladı ajanslara. Onu unutmaya muvaffak olmuşken doğu Türkistan kendini inatla hatırlattı. Tükürdü yüzümüze adeta!

Biz elbette onu da unutmayı başardık. Unutmuş gibi, unutuyor gibi, zaten elimizden bir şey gelmiyor gibi yaptık ve yapmaya da devam ediyorum.

Ama hayat mucizelere gebe…

Biz zannediyorduk ki, dünyanın tüm sorunu, fakir aciz savunmasız Müslümanlarla.

Zannediyorduk ki, bunlar Müslümanları öldürse sorun kalmayacak onlar için.

Zannediyorduk ki, dünyanın insan nüfusu biz ölüp de 4 milyara düşünce her şey güllük gülistanlık olacak.(buradan dehşet bir güncel politik geyik çıkıyordu ama vazgeçtim. Tedbir mi acziyet mi onu bilmiyorum. Espri yapmışım gibi tebessüm ikram ediniz!)

Arakanda pirinç tarlaları tamamen o zalim ahlaksızlara kalsa, veya patanide çay pirin alanları onlara kalsa veya doğu Türkistan’da Müslüman uygurlar gavurlaşsa ve/veya yok olsa, orta doğunun bütün petrolleri toprakları onların olsa(orta doğu ifadesini reddediyorum bu arada) sorun kalmayacak…

Ancak görün ve gelin ki mesele öyle değilmiş.

Mesela veya örneğin hatta forekzempıl Avustralyanın yerli halklarını yok ettiklerinde tamam dediklerini zannettik. Tamam değilmiş. Develer de ölmeliymiş. Yetmezmiş atlar da ölmeliymiş. Geçenlerde biri bir tivitinde “deve islamı temsil ediyor, bunlar islam düşmanı o yüzden deve katliamı var!”dedi. bu beyfendilerde bizim dinle diyanetle değil bir bütün olarak ekolojiyle hayat ve tabiatla sorunumuz var dercesine atları da itlaf etmeye karar verdiler.

Esas mesele ne biliyor musunuz?

Çokça dinlediğiniz o hikayede olduğu gibi, Ermeniyi dövdürmeyecektik. Veya sarı öküzü yedirmeyecektik. Müslümanlar didişmekle ve boş beleş kavgalarla meşgulken onlar dünyayı parsellediler, yok ettiler, boşalttılar. Yetmedi zulmettiler. Dişlerini söktüler inlanların. Az çalıştı diye kestiler. Üstün ırk olan o eşşoğleşşekler dünyaya her şeyi münasip görürken biz islam kalabalığı “ümmet olmak” refleksini yok etmekle meşguldük.

Bugün develer nasıl öldürülürmüş!

Size ne!

Katil Avustralyaymış! Size ne!

Batı zalimmiş. Yok canım!

Abiler veya ablalar veya her ikinizde!

Ermeniyi dövdürdünüz, sarı öküzü yedirdiniz, dünya defalarca yeniden kuruldu seyrettiniz veya size biçilen rolü kabul ettiniz. Şimdi kalkmış mış mış mış da muş muş muş.

Ümmet olacağımız günlerin hasreti ve duasıyla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39