banner78

6-10 Yaş Arasındaki Çocuklarda Görülen Davranış Sorunları(3) Alper Kama’nın Kaleminden

banner93
07 Aralık 2020 Pazartesi 02:39
6-10 Yaş Arasındaki Çocuklarda Görülen Davranış Sorunları(3) Alper Kama’nın Kaleminden
banner53

Çocuklar gelişim dönemlerindeki sorunların çözümünde engellerle karşılaşırsa, olağan olarak nitelendirilen bu sorunların çözümü sonraki gelişim dönemlerine ve ileriki yaşlarına ertelenir. Bu durumlarda ortaya çıkan sorunlar uyum ve davranış sorunları olarak adlandırılır. Genel olarak uyum ve davranış sorunlarının nedenleri

-Dikkat çekmek

-Ebeveynlere karşı güç kazanma isteği

-İntikam alma isteği

-Yetersizlik

Tırnak Yeme, Parmak Emme, Tuvalet Problemleri, Çalma, Okul Fobisi, Yalan Söyleme, Küfür, Saldırganlık, Tikler, Kekemelik, İnatçılık, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 6-10 yaş arası çocuklarda en sık görülen sorunlardır.

Tırnak Yeme, Parmak Emme, Tuvalet Problemleri, Çalma, Okul Fobisi, Yalan Söyleme Küfür, Saldırganlık ve Tikler konularına geçen haftalardaki yazılarımda değinmiştim. Bu hafta Kekemelik, İnatçılık, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu konularından bahsedeceğim.

KEKEMELİK

Kekemelik, çocuğun yaşına ve lehçesine uygun gelişimsel olarak çıkartması beklenen konuşma seslerini çıkartamaması, konuşmanın olağan akıcılığında ve zamanlama örüntüsünde bozukluk olması durumudur. Kaygı, korku ve stres oluşturan durumlarda, aşırı baskı gördüğünde ve eleştirildiğinde, aşağılandığında, travmatik yaşantılarda (örn: deprem, boşanma, ölüm, kaza, şiddet vb.), düzgün konuşması konusunda baskı yapıldığında, gelişim dönemi üzerinde sorumluluk ve olgunluk beklendiğinde ve genetik faktörler çocuklarda kekemelik görülebilir.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda kekemelik gördüğünüzde neler yapmalısınız?

-Kekemelik konusunda yaşadığınız gerginliği ve endişeyi bir kenara iterek çocuğunuza nasıl yardım edebileceğinizi düşünün.

-Çocuğunuzun konuşmalarını düzeltmesi konusunda baskıcı olmayın.

-Çocuğunuz konuşurken sabırla cümlesinin bitmesini bekleyin. Size ne anlatmak istediğini onun yerine söylemeyin.

-Çocuğunuza kısa cevaplı sorular sorarak konuşmaya teşvik edin.

-Çocuğunuza sizin için ne kadar değerli olduğunu hissettirin.

-Çocuğunuzla mümkün olduğu kadar çok vakit geçirin.

-Çocuğunuzun kekemeliği ile alay ve taklit etmeyin.

-Konuşmanızla ve okumanızla çocuğunuza iyi bir model olun. Yavaş, anlaşılır ve yumuşak bir tonda okuyup konuşun.

-İletişiminizi güçlü kılarak hissettiklerini sizinle paylaşmasını sağlayın.

-Uzman ve okulla işbirliği içinde olun ve ortak hareket edin.

-Başkalarıyla kıyaslamayın.

-Çocuğun kendine olan güvenini pekiştirmek için küçük sorumluluklar verin ve başarılı olduğu alanlara yönlendirin.

İNATÇILIK

İnatçılık, anne-babaların en çok dile getirdikleri problemlerden biridir. Çünkü her yaş döneminde görülür. 2-3 yaşlarında ilk kez görülmeye başlar. Ergenlikte de ortaya çıkar. Varlıklarını ve bağımsızlıklarını kabul ettirmeye başlamaları yanı sıra keşfetme merakları bu inatlaşmaları tetikler. Çocuklar sadece anne-babalarıyla değil çevresindeki diğer insanlarla da inatlaşmaya girer. Anne ve babanın çocuğa karşı tutumlarının tutarlı olmaması (Örneğin; Annenin “evet” dediği bir konuda babanın “hayır” demesi), çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarının zamanında karşılanmaması, çocuğa ihtiyacı olan bağımsızlık duygusunun verilmemesi, çocuğa karşı şiddet ve ceza kullanılması, çocuğun istekleriyle anne-babanın isteklerinin çelişmesi, çocuklarda inatçılık davranışının görülmesine neden olabilir.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda inatçılıkla karşılaştığınız zaman neler yapmalısınız?

-Anne-baba olarak ortak tutumlar geliştirin.

-Çocuğunuza karşı öfkeli ve tepkili yaklaşmayın.

-Çocuğunuzun istediklerini inatlaşmadığı zamanlarda yerine getirin.

-Çocuğunuza istediği şeyi neden yapamayacağınızı açık ve anlaşılır bir dille anlatın.

-Kurallarınızı uygularken tutarlı ve kararlı olun.

-Çocuğunuzla bir güç ve inat savaşına girmeyin.

-Çocuğunuzun inadı devam ettiği durumlarda dikkatini başka yöne çekmeye çalışın.

-Çocuğunuza seçenek sunarak seçme şansı verin.

-Her şeyden önce bu durumda soğukkanlılığınızı korumaya çalışın.

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERKAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu; bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik) ile kalıtsal, çevresel ve beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar nedeniyle kendini gösteren bir bozukluktur. 3 temel belirtisi vardır:

1-Dikkat Eksikliği

2-Aşırı hareketlilik

3-Dürtüsellik

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuğun genel özellikleri şunlardır:

Dikkat Eksikliği

-Dikkatini yoğunlaştırmada güçlük çeker.

-Genellikle konuşulanları dinlemiyormuş gibi görünür.

-Görev ve yönergeleri takip edemez.

-Görev ve etkinlikleri düzenlemede güçlük çeker.

-Zihinsel çaba göstermesi gereken hoşlanmadığı görevlerden kaçınır.

-Genellikle etkinlikleri, görev ve sorumluluklarını unutma

-Konu dışı alanlara dikkatini yöneltir.

-Günlük görevlerini unutur.

Hiperaktivite

-Eli ayağı kıpır kıpırdır.

-Oturduğu yerde duramaz.

-Gereksiz yere sağa sola koşturur, eşyalara tırmanır

-Sakin bir şekilde oyun oynamakta zorlanır.

-Sürekli hareket eder.

-Sürekli konuşur.

Dürtüsellik

-Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verir.

-Sırasını beklemede güçlük çeker.

-Başkalarının sözünü keser ya da oyunlarda araya girer.

Peki anne baba olarak çocuklarınızda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gözlemlediğiniz zaman neler yapmalısınız?

-Çocuğunuzu tembel ya da başarısız olarak görmeyin

-Çocuğunuz bazen bir beceriyi kolaylıkla yaparken diğer gün yapamayabilir. Bu beklenilen bir durumdur. Bundan dolayı endişelenmeyin.

-Çocuğunuzla birlikte eğlenceli vakit geçirmenin önemini unutmayın.

-Çocuğu dinlemek için zaman ayırın, karşılıklı konuşun.

-Çocuğunuzun zayıf yönlerine değil, güçlü yönlerine odaklanın.

-Okul ve uzman ile sürekli iş birliği içinde olun.

-Evde çocuk için kendini güvende ve rahat hissedebileceği özel bir yer oluşturun.

-Odasında dikkatini dağıtacak nesneler ve televizyon bulunmamalı, bilgisayar masasının üstünde olamamalı, çalışma masası sade olmalı.

-Çocukla ilgilenmek ek çaba ve süre gerektiren bir iştir. Kısa süre içinde davranış değişikliği beklemek doğru değildir. Bu yüzden çocukla ilgilenirken sabırlı olmak gerekir.

-Çocuğu asla başkalarıyla kıyaslamayın.

-Başarılarından dolayı ödüllendirin.

Aile içindeki etkili ve sağlıklı iletişim, koşulsuz sevgi ve saygı problemlere yönelik en kapsayıcı çözüm yollarıdır. Anne babanın birbirine ve çocuklarına karşı koşulsuz sevgi ve saygısı, ailedeki herkesin birbirini dinlemesi ve anlayış göstermesi, sorunların çözümü için herkesin adım atması, mutlu ve güvenli bir aile yaşamı için her zaman gereklidir.

Saygılarımla…

Alper KAMA

Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Son Güncelleme: 07.12.2020 02:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39