banner78

Ergenlik Dönemi (Veliler İçin) Alper Kama ’nın Kaleminden

banner93
19 Aralık 2020 Cumartesi 20:57
Ergenlik Dönemi (Veliler İçin) Alper Kama ’nın Kaleminden
banner53

Ergenlik; Büyümek, başkalaşmak ve dönüşmektir.

Ergenlik Dönemi; çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Tırtılın koza içinde kelebeğe dönüştüğü dönem gibidir.

Kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşından itibaren ergenlik döneminin özellikleri görülmeye başlayıp 21-22 yaşına kadar devam eder. Bazı kız ve erkeklerde bu dönemin özellikleri 14-15 yaşından itibaren de görülmeye başlanabilir.

Bu dönemde ergenlerde fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişim ve değişimler meydana gelir.

Ergenlik Döneminde Erkeklerde;

-Göğüslerde düğümcükleşme görülür.

-Boy uzunluğu artar.

-Kiloda artış görülür.

-Kol ve bacak adalelerinde gelişme olur.

-Ses kalınlaşır.

-Yüzde bıyık ve sakal çıkmaya başlar.

-Vücutta kıllanma görülür.

-Gırtlakta kıkırdaklaşma meydana gelir.

-Testosteron hormonuna bağlı ıslanmalar ve rüyalar görülür.

Ergenlik Döneminde Kızlarda;

-Göğüslerde büyüme başlar.

-Boy uzunluğu artar.

-Kiloda artış görülür.

-Ellerde ve ayaklarda büyüme olur.

-Kızlarda adet kanamaları (ay hali) görülür.

-Vücudun bazı bölgelerinde tüylenme olur.

Ergenlik Döneminde duygusal dünyada bazı çelişkiler yaşanabilir:

Yalnızlıktan mutluluk duyma-Bir gruba katılma isteği

Yetişkini hor görme-Yetişkinden destek bekleme

Endişe ve umutsuzluk-Geleceğe ve coşkuya yöneliş

Bu dönemde en sık rastlanan duygu biçimleri ise;

  • Kendine Güven
  • Korku
  • Endişe
  • Sevgi
  • Öfke
  • Hüzün

ERGENLİK DÖNEMİNİN FİZİKSEL, SOSYAL, ZİHİNSEL VE DUYGUSAL ÖZELLİKLERİ

-Duygulardaki iniş ve çıkışlar, değişime açıklık ve yenilikleri deneme çabası belirgindir.

-Empati yeteneği olgunlaşmaya başlar.

-Gençliğe adım atan bireylerin kendilerini çevrelerine kabul ettirme çabaları bazen istemedikleri davranış ve tepkileri göstermelerine sebep olur.

-Hayatta, değişmeyen destek kaynaklarının; yani annenin, babanın belirgin varlığının kaçınılmaz olduğu bir dönemdir.

-Bir gruba ait olma, sosyal gelişme için oldukça önemli bir duygudur.

-Bu dönemde en önemli şey arkadaşlıktır. Arkadaşlar, aileden bağımsızlaşmada tutunacak dal olurlar, kendilerini kıyaslayıp, geliştirecekleri kişiler olarak görülür.

Bu dönemde gençler;

-Kimlik oluşumu, bedenini kabul aşamalarını güven içinde geçirmek,

-Can sıkıntılarıyla baş edebilmek,

-Ait olmak ve bağımsız olmak,

-Kendini sürekli değerli hissetmek,

-Güçlü olmak, güçlü olanla ilişki kurmak isterler.

-Hak arayabilme, meraklarını giderme çabası içindedirler.

Sayın Veliler;

-Ergenlik döneminde çocuğunuzun artık eskisinden farklı ve kendine özgü bir birey olduğunu kabullenmelisiniz. Onunla iletişim kurma tarzınızda ve tutumlarınızda belirli değişiklikler yapmalısınız. Bu dönemi sakin ve huzurlu bir biçimde çocuğunuzla birlikte ancak bu şekilde atlatabilirsiniz.

-Bu dönemdeki gençlerin, kendi kanatlarıyla uçmak isteyen, dünyayı zorluklarla dolu olsa da tanımak isteyen kişiler olduklarını unutmayalım. Her doğum süreci sancılı geçer. Ergenlik dönemi de çocukların, yetişkinlerin dünyasına doğdukları bir süreçtir. Yaşadıklarını anlamak ve kendilerini dinlemek için yalnız kalma gereksinimleri vardır. Zaman zaman içine kapanır. Odasına kapanır, kimseyle konuşmaz, odasına kimseyi sokmaz.

Bu süreci aşmanın anahtarıysa

-Anlayış,

-Sağlıklı bir iletişim,

-Sevgi

-Destek

-Ergenler hata yapabilir, iyi bir anne baba olmanın yolu ergenler hata yaptığında doğru davranabilmektir. Çocuklarınız size öfkeyle bağırıp çağırıyorsa kendinize sormanız gereken soru ‘bu davranışı kimden öğrendi?’olmalıdır. Çocukların öfkelerini kontrol altına almak için önce kendi öfkemizi kontrol altına almayı öğrenmeliyiz. Çocuklarımıza sadece öfke konusunda değil her konuda örnek model olmalıyız.

-Anlaşılmak ve önemsenmek ergen için çok önemlidir. Bunları bulamadığında iletişimi ve ilişkiyi daha fazla sürdürmenin anlamı olmadığını düşünür ve içine kapanır. Eğer çocuğunuzla ilişkilerinizi yetersiz buluyorsanız şimdiye kadar sürdürdüğünüz ilişki biçimini gözden geçirin. Neden iletişim kuramıyorum diye düşünün ve çocuğunuzu önemsediğinizi ona hissettirin.

-Çocuğunuz öfkesini dışa vuruyorsa soğukkanlılığınızı kaybetmeyin. ‘benimle böyle konuşamazsın, kes sesini, odana git’ şeklindeki konuşmalar bu öfkeyi daha artırır. Onu sakinleşince dinleyebileceğinizi söyleyin. Sakinleştikten sonra onu dinleyip ‘sen benim ….yapmama kızmışsın’ şeklinde bir konuşmayla onu anladığınızı gösterdikten sonra kendi bakış açınızı ve duygularınızı paylaşın.

-Kişiliğine yönelik ağır sözler söylemeyin, çünkü kendini savunmaya geçer, size öfkesinden yaptığı hatayı yeterince göremez, ‘ zaten beni hiç anlamıyorlar, baskı yapıyorlar ben de onların dediklerinin tam tersini yapacağım’ diye düşünür. Ben her şeyi bilirim tavrında olmayın. ‘bence……. yapmalısın’ yerine ‘mesela ….olabilir mi?’ diyebilmek önemlidir. Ondan farklı düşünüyorsak, ‘kararını verip sonuçlarını yaşayacak olan sensin ancak bu konuda yaşadığım kaygı ve sıkıntımı seninle paylaşmak istiyorum, bu yüzden ….yapmanın daha iyi olabileceğini düşünüyorum.’ Şeklindeki ifadeler bizi dinlemesini sağlayacaktır.

-Okul ve okul dışında çeşitli faaliyetlere katılmalarını teşvik edin. İyi olduklarını hissettikleri durumlarda başarılı olmak için sarf ettikleri çabayı takdir edin.

-Kariyer hedefleri ve seçimleri konusunda ergenlere yardımcı olun. Sorumluluklarını yerine getirmelerinde yol gösterin ancak yapması gerekenleri onun yerine siz yapmayın. Eğer fikirlerini sık sık değiştirirlerse hayal kırıklığına uğramayın. Yetişkinleri çalışırken izlemelerine imkan verin. Yapmak istemedikleri işi anlamanın, ne yapmak istediklerini anlamak kadar önemli olduğunu unutmayın. Zaman ve yetenekleri onun hangi mesleği seçeceğini ortaya çıkaracaktır. Bu konuda zorlayıcı olmayın.

-Ergenlerin eve geliş saatine ve diğer aile kurallarına, karar ve düşünceleri ile katkıda bulunmalarına izin verin. Bu onların kendi davranışları için sorumluluk geliştirmelerine için fırsat oluşturacaktır. Ergenlerin itirazlarına rağmen bu dönemde çocuğunuzun arkadaşlarının kimler olduğunun ve neler yaptığının farkında olun. Arkadaşlarının anne ve babası ile tanışın. Evinizde arkadaşları ile hoşça vakit geçirebileceği programlar düzenleyin.

-Düzenli ve kuralları olan bir çevre sağlamaya devam edin Ergenlerin daha fazla özgür olmalarına izin verilmeli ancak bu onların kendilerini tehlikeye atacakları boyutta olmamalıdır. Şikayet etmelerine rağmen ergenler yetişkinlerin onlar için sağladıkları emniyet ve güven duygusuna ihtiyaç duyarlar ve bu konuda anne babalarına güvenirler.

-Ergeni başkalarının yanında uyarmayın ve öğüt vermeyin, hele hele asla azarlamayın. Bu tür paylaşımları çocuğunuzla yalnızken ve sorunsuz zamanlarda yapmaya özen gösterin.

-Ergenlerin bağımsız hareket etme doğrultusunda verdiği tepkileri saygısızlık ve başkaldırı olarak yorumlamayın. Bunları yaşadığı değişimin bir parçası olarak değerlendirin.

-Ergenlerin kıyafet, yemek, eğlence gibi seçimlerine saygı duyun. Kendi bakış açınıza uymuyor diye yargılamayın, eleştirmeyin. Kendi gençliğinizde neler yapmak isteyip de yapamadığınızı veya yaptığınızı düşünün. Bu; ergenin beni anlamıyorlar düşüncesiyle sizden uzaklaşmasına neden olacaktır. Bunun yerine onu rencide etmeden nedenlerini açıklayın. Mantığa davet edin.

-Ergenin söyledikleri, her zaman söylemek istediklerini anlatmayabilir. Olaylara farklı duygusal tepkiler verebilir. Böyle durumlarda verdiği mesajın altında yatan duyguyu anlamaya çalışın.

-Ergenle iletişimin sadece yetişkinden ergene doğru; yani tek taraflı olması durumunda ergenin kendi kişiliğini ortaya koyabilmesi için tek yolun otoriteye başkaldırmak olacağını unutmayın.

-Bu dönemde, ergene en çok yardımcı olacak kişilerin anne-babalar olduğunu göz ardı etmeyin. Tüm olumlu yaklaşım ve tutumlara rağmen, ergenle anne-baba arasında çözümsüzlük boyutunda ciddi gerginlikler yaşanıyorsa (alkol, uyuşturucu, kendine zarar verme, evden kaçma gibi), uzman yardımına başvurmaktan çekinmeyin.

Alper KAMA

Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Son Güncelleme: 19.12.2020 21:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39