banner78

Urgenç Her Türlü Çetevari Yapı ile Mücadeleye Devam Edeceğiz. Bize Mücadelemizin Şerefi Yeter

banner93
20 Kasım 2020 Cuma 14:39
Urgenç Her Türlü Çetevari Yapı ile  Mücadeleye Devam Edeceğiz. Bize Mücadelemizin Şerefi Yeter
banner53

Türk Eğitim Sen Nevşehir şube başkanı Tayfur Urgenç yaptığı yazılı basın açıklamasında; Türk Eğitim Sen kurulduğu günden beri kamuda, bürokratik yapı içerisinde, MEB teşkilatları, ÖSYM, YÖK ve Üniversitelerde oluşturulmaya çalışılan çetevari yapılarla mücadele etmiştir. Bu çeteler kuşkusuz Üçlü saç ayağını kurarak işlevsel bir kimlik kazanmaya çalışmış ancak devletimiz milli kodlarına, ana ve milli yol güzergahına dönmesi ile Fetö’yle etkin mücadeleyle çeteleşmenin önüne geçilmiştir. Ancak Fetö’yle mücadelede topyekün refleks gösterilirken farklı cemaat, dernek ve Stk’lar “cülük”lere  benim adamım mantığıyla devam ettiğinden yeni tehlikelerle karşı karşıya olduğumuz aşikardır. Türkiye 15 Temmuz hain darbe girişimini milli bir refleks ile bertaraf etmiştir. Burada herkes 15 Temmuz’a giden yoldan ve sonuçlarından gerekli dersleri çıkarmalıdır. Mensubiyetler üzerinden kamuyu dizayn ederek yeni çetelerin oluşmasının önlenmesi gerekmektedir. Bürokrasi, siyaset ve sendika kendi işlevsel alanına çekilmelidir Özellikle STK’lar kamuya müdahaleden vazgeçip kuruluş amaçlarına uygun hareket etmelidir. Dedi.

Türk Eğitim Sen Nevşehir Şube Başkanı Tayfur Urgenç, Sendikanın genel başkanı Talip Geylan’ın açıklamalarına da atıf yaparak her türlü çetevari yapı ile mücadeleye devam edeceğiz. Bize mücadelemizin şerefi yeter. İfadesini kullanarak şu açıklamayı yaptı.

“Kendini kamu işvereni yerine konumlandıran ve kamu yönetiminin yetkilerini (bir kısım kamu yöneticilerini de emir eri gibi kullanmak suretiyle) gasp ederek kamu kurumlarını yönetme cüretini sergileyen çetevari yapılara düpedüz “paralel devlet yapılanması” denir. 

Türk Eğitim Sen olarak, her dönem böylesi yapıları üstü kapalı değil yüksek sesle, alenen ve cesaretle eleştirdik, işaret ettik. Hamdolsun ki; kuldan utanmaz, Allah’tan korkmaz düşkünlerden olmadık. Çekirdek çitler gibi çatır çatır kul hakkı yemedik ve bu rezilliği de “Üyelerimizin hakkını koruyoruz” diye tevil etmedik. “Doğru olanı yapmanın”, her durumda hakkın yanında saf tutmak olduğuna iman ettik. Bizim sendikacılığımızın doğası, her daim bu refleksiyle tezahür etti. Çalışanları bizden olan/olmayan diye ayırmadık. “Ne olursa olsun bizden olsun” ahlaksızlığında yuvarlanmadık; her durumda liyakat ve adalet çağrısı yapmayı “en doğal hakkımız” olarak kabul ettik. Hiçbir dönem ne kul hakkı yiyenlerin günahına ne de sorumluluk makamlarını işgal edenlerin beceriksizliklerinin vebaline ortak olmadık.

 Gücümüzün ve “ağırlığımızın” kaynağı, her zaman sadece eğitim çalışanlarının samimi desteği oldu. Üyelerimizden aldığımız gücü ne kirli ilişkilere ne de kamu yöneticilerinden devşirdiğimiz kartondan karizmalara havale etmedik. Kurulduğumuz günden beri tek kaygımız; ebed müddet bildiğimiz devletimizin haysiyeti, güzel ülkemizin geleceği ve emanetini omuzladığımız çalışanların hak ve huzuru oldu.
Velhasıl;
Varsın birileri “dünya menfaatleri” için tüm değer ve inandıklarını bozuk para gibi harcayadursun; bize “ahlaklı mücadelemizin şerefi bize yeter!”
Şükürler olsun...”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39